Okyanusta Mini Kazalar

Okyanusta geçen 3. gün. Tüm uğraşların sonucunu alıyoruz ve ticaret rüzgarlarını yakalıyoruz. Ilk günler nerdeyse hiç rüzgar yoktu. Birkaç sefer tremolo atmak ve spinnakerı toplayıp tekrar açmak zorunda kaldık. Tüm yolculuk boyunca hep sıkıntı çıkardı durdu spinnaker.

Ilk gün daha yeni açılmıştı ki kalktı yanal rüzgar yüzünden floka sarıldı. Güç bela ayırdık. Zaptetmek gerçekten de zor. Bir kere kontrolden çıktı mı vahşi bir hayvana dönüşüyor. Ardından iki gün boyunca arka arkaya halat kopardı. Benim nöbetime 5-10 dakika kala güverteden gelen papt! sesine koşuyoruz ki halat kopmuş, koca yelken başı boş bir şekilde sallanıyor. Toplaması dert açması ayrı dert. Dün sabah 2. kez halat koptuğunda yine çıktık dışarıya yelkeni toplamak için. Kılıf halatından hepbirlikte çekerken rüzgarın gücüyle kılıf yukarı uçmaya ve birden halatı çekmeye başladı. Çok ani oldu herşey, elimi çekene kadar çoktan avuç içim yanmıştı bile. Daha ne zarar var, merhem sürmeli mi diye düşünmeye fırsat bulamadan haydi bir daha indir yine aç yelkeni. Neyseki büyük zarar yok elimde. Parmak içinde bazı yerlerde deri yukarıya doğru yer değiştirmiş. Ama öyle böyle yanmıyor. Suya soktum bir süre sonra da ilaç çantasında bulunan garip bir bandaj uyguladı Sandrine. Basitçe yağlı bandaj bir şekilde paketlenip medikal hale getirilmiş. Iyi geliyor, hızlıca alıyor acıyı.

Halat Yanığı Sonrası

2. günden beri sadece spinnaker ile yola devam ediyoruz. Genel olarak çok düşük 8-10 knot rüzgarımız var. Hakim rüzgar kıç tarafından ve dalgalar yüzünden sürekli sağa sola doğru savruluyoruz. Ana yelkenin bu rüzgarda zaten çok faydası yok üstüne bir de spinnakera giden rüzgarı kesip zorluk çıkartıyor. Bu yüzden ana yelkeni kullanmiyoruz. Tek yelkenle bile genel olarak 8-9 knot hızı koruyoruz.

Tabii flokun direğinin de alt bölümden kırılmış olması bu kararımızda etkili. Cenovayı topladık, flok direği kırık, ana yelkene yetecek güçte rüzgar yok ve spinnaker da halat kopartıyor. Yine de düşündüğümüzden daha hızlı gidiyoruz. Bu şekilde gidersek ve başka da aksilik çıkmaz ise onbeş günden önce tamamlarız bu yolculuğu.

Okyanusta Mini Kazalar – Yolda Kal

Kanarya adalarına kadar çektiğim deniz tutması sıkıntısını da Kanarya adalarında aldığım ilaç ile atlatıyorum. Günü sıkıntısız ve jackten (sevgili dost kovam) uzakta geçiriyorum.

Hep aksilikler olmuyor tabii ki. Genel olarak günler kitap okuyarak, şaka yaparak, sohbet ederek ve yemek yiyerek geçiyor. Yeni yıl akşamı Philip özel bir akşam yemeği hazırladı. Menüde ekmek üstü karaciğer ezmesi, pilav, salata ve kovboy bifteği vardı. Biftek gerçekten de bu isimle anılıyor ve adının hakkını veriyor. Bana daha çok dino biftek gibi geldi. Kocaman ve kalın bir et parçası. Yeni yıla özel bir durum ile şampanya açılıyor. Atlantik Okyanusunun ortasında 20 metrelik bir teknede yeni yıl kutlaması. Oldukça ilginç bir anı olarak zihnime kazınıyor.

Seyyahın Seyir Defteri – 03 Ocak 2013

CEVAP VER

Yorumunuz
Adınız

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.